Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davaları: Briefing Dokümanı
Giriş:
Bu doküman, "Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davaları" konulu bir sunumdan elde edilen bilgilerin özetini ve analizini içermektedir. Sunumun amacı, hukukçulara ve stajyerlere, bu dava tipinin temel kavramlarını, koşullarını ve uygulamadaki önemli noktalarını aktarmaktır. Sunumda Bolu Barosu önceki başkanı ve Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Avukat Ferit Atalay tarafından detaylı bilgiler verilmiştir ve Diyarbakır Barosu mensubu ve Merkez Yürütme Kurulu üyesi Av. Halit Bey'de çeşitli sorularla sunumu desteklemiştir.
Temel Temalar ve Önemli Fikirler:
- Muvazaanın Tanımı ve Unsurları:
- Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli, ancak kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. "Muvaz tarafların ün kişileri aldatmak amacıyla aralarında gerçek iradelerine uymayan görünüşte geçerli olmasına rağmen kendi aralarında hüküm ifade etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmaları dır."
- Muvazaanın unsurları:
- Tarafların gerçek amaçları ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uygunsuzluk (irade ve beyan uyuşmazlığı). "tarafların gerçek amaçları ile yaptıkları işlemler arasında bilerek ve isteyerek yapılan bir uygunsuzluk olmalı yani taraflar bu uygunsuzluğu bilerek ve isteyerek yaratmış olmalılar"
- Üçüncü kişileri aldatma amacı (alacaklılardan mal kaçırma kastı). "kişileri aldatma amacı olmalıdır üncü kişileri aldatma amacı nedir alacaklardan mal kaçırma kastı dır"
- Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları. "tarafların muazz alı işlem yapma konusunda aralarında anlaşmaları gerekir yani malın sahibi olmasına karşın arkadaşına satış göstererek malın temlikinde malın asıl sahibinin satıcı olduğunu iki taraf da bilmektedir ama bu anlaşma eee azaya vücut veren anlaşmadır"
- Muvazaada iki işlem bulunur: Görünür işlem ve gizli işlem. "üzerine muaza iki tane işlem var Birincisi görünür işlem ikincisi görünür işlemi gizleyen gizli işlemdir"
- Muris Muvazaası:
- Muris muvazaası, miras bırakanın mirastan mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı işlemlerdir. En tipik örneği, taşınmazların satış yoluyla devredilmesidir.
- Türk Borçlar Kanunu'nda genel muvazaa düzenlenmiş olsa da, muris muvazaasını doğrudan düzenleyen bir madde bulunmamaktadır. Bu kurum, Yargıtay içtihatları ile şekillenmiştir. "bizim yasalarımızda Muris muazz hasını Madde halinde tanımlayan bir hüküm bulunmamaktadır Muris muazz hası Yargıtay içtihatları la Yargıtay içtihadı birleştirme kararlarıyla artık günümüzde netlik kazanmış bir kurumdur"
- Muvazaa İddiasının İspatı:
- Üçüncü kişiler (mirasçılar), muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilirler. "3üncü kişiler muvaza iddiasını Tanık da dahil olmak üzere her türlü delille ispat edebilirler"
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203/1-d maddesi, üçüncü kişilerin muvazaa iddialarını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceğini belirtir.
- 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı hukuk muhakemeleri usulü kanunumuzun eee 203/1 D maddesinde hukuki işlemlere ve senetlere karşı 3üncü kişilerin muvaza iddialarını Tanık da dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlayabilecek yi Eee belirtilmektedir*"
- Davayı Açabilecek Kişiler (Aktif Husumet):
- Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve evlatlık dahil, miras hakkı çiğnenen her mirasçı bu davayı açabilir. "Yargıtay ve yasalarımız saklı pay sahibi olsun olmasın miras hakkı çiğnenen her mirasçının bunu dava edebileceğini ve muazz aı her tür delille ispat edebileceğini belirtmektedir"
- Mirası reddeden, miras hakkından feragat eden ve mirastan çıkarılan kişiler bu davayı açamaz.
- Mirasçılardan biri tek başına dava açabilir. "mirasçılardan birisi de tek başına Açabilir terekenin iştirak halinde olması Bu davanın tek başına mirasçı tarafından açılmasına da engel değildir her bir mirasçı diğer mirasçının olurunu almadan kendi payı oranında bu aslında çok önemli"
- Tek başına dava açılması halinde, aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle dava reddedilmez. Ancak, malın terekeye iadesi isteniyorsa, diğer mirasçıların davaya katılması veya terekeye temsilci atanması gerekir. "aktif husumet ehliyeti eksikliğinden ötürü dava reddedilmeyecek Yani tek başına bir kişinin açması halinde halinde Evet yalnız bundada bir e özel bir durum vardır Burada mirasçı kendi payı oranında değil de terekeye terekeden alınan malın terekeye iadesini istemişse artık bu davayı mirasçı tek başına açamaz ya bu bu durumda diğer mirasçıların davaya katılması yahut da Türk Medeni Kanunu 640 uyarınca terekeye Mümessil tayin edilmesi gerekir"
- Mirasçı olmayan kişilere karşı açılan ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması, hile gibi nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil davaları miras payı oranında açılamaz.
- Görev ve Yetki:
- Dava, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. "dava gayrimenkule ilişkin olduğu takdirde biliyorsunuz burada gayrimenkulün bulunduğu yer Mahkemesi yetkilidir ve bu davalar Asli Hukuk mahkemesinde açılmak zorundadır Asli Hukuk mahkemesinde görülen davalardır bu davalar"
- Muvazaa İddiasının İleri Sürülemeyeceği Durumlar:
- Mal kaçırma kastı yoksa, muvazaa nedeniyle tapu iptali mümkün değildir. "Eğer mal kaçırma kastı Yoksa bu işlemin maazza nedeniyle iptali mümkün değildir"
- Denkleştirme amacıyla yapılan paylaştırmalarda (murisin sağlığında mirasçılar arasında adil bir dağıtım yapması) muvazaa iddiasında bulunulamaz. "Muris sağlığında mirasçılar arasında kabul edilebilir hoşgörüyle karşılanabilir bir paylaştırma yapmışsa Muris mirasını kimseyi mirastan mahrum etmemiş adil bir dağıtım yapmışsa bu takdirde gerek Ölünceye gerek Satış yapsın gerekse bağış yapsın murisin bu işlemleri iptal edilmez Muaz nedeniyle iptal edilmesi Yani aslında onun iradesini mal kaçırmak değil aralarında bir adalet sağlamak olduğa dair bir görüş ortaya ko kabul vardır"
- Minnet hissiyle yapılan temliklerde (murisin kendisine bakan çocuklarına mal vermesi) muvazaa iddiası kabul edilmeyebilir. "minnet hissiyle yapılan Eee işlemlerde yine muvaza iddiası kabul edil neden Muris yaşlıdır çocukları Muris medeni kanun gereği bakmak zorundadır çocukların bakması Medeni kanunun bir yükümlüdür ancak muhis bazı çocuklarının kendisine daha iyi bakacağını inancıyla mallarının bir kısmını minnet hissiyle kendisine bakan kendisiyle ilgilenen kişilere temlik edebilir"
- Mehir sözleşmesi kapsamında yapılan devirlerde (kocanın evlenme anında veya evlilik sırasında kadına ekonomik değeri olan bir şey vermesi). kocanın evlenme sözleşmesi anında veya devamında kadına ekonomik değeri olan bir şeyin Armağan edilmesi bir şeyin bırakılması Eee bazı gayrimenkullerin bedelsiz olarak devret de tapuda satış gibi gösterilmesi Yargıtay tarafından Mehir sözleşmesi olarak kabul edilmektedir"
- Feragat ve Hakkın Kötüye Kullanılması:
- Miras bırakanın temlikinin muvazaalı olduğu saptanmışsa, bu temlike sonradan icazet verilmesi, temliki geçerli hale getirmez.
- Ancak, mal kaçırılan mirasçı, bu temlike karşı dava açılmayacağını yazılı olarak taahhüt etmişse, bu taahhüt mirastan feragat sayılır ve dava reddedilir. "kendisinden mal kaçırılan kimse yani davacı Bu temlike karşı dava açmayacağını yazılı olarak taahüt etmişse miras hakkı üzerine gerçekleştirilmiş yeni bir sözleşme vardır Dolayısıyla bu taahüt eee kendisini Bağlar ve açtığı dava reddedilir bund da mirastan feragat sayılır"
- Hakkın kötüye kullanılması, bir hakkın yasanın tanıdığı yetkilerin sınırları içinde olmakla birlikte amacından saptırılmasıdır. Zaman aşımına uğramayacağı gerekçesiyle uzun süre sonra dava açılması (örneğin 25 yıl sonra), hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (1974 tarihli 1/2 sayılı):
- Bu İçtihat, muris muvazaasında çözümün nasıl yapılacağını gösterir ve tüm muvazaa davalarında emsal alınır.
- Karar, bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı satış olarak göstermesi halinde, miras hakkı çiğnenen mirasçıların muvazaa nedeniyle dava açabileceklerini belirtir. "Yargıtay bir kimsenin mirasçısının miras hakkından yoksun etmek amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapu siciline kayıtlı taşınmazı tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklaması olduğunun gerçekleş bulması halinde saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının görünürdeki satış sözleşmesinin borçlar kanununa dayanarak muazz olduğunu ve gizli sözleşmenin de şekil koşulunda yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerini"
- Yolsuz Tescil Kavramı
- Tapu iptal ve tescil davası bildiğiniz üzere kanuna aykırı olarak usulsüz ve Yolsuz düzenlendiği iddia olunan tapu kaydının hukuka uygun hale getirilmesi için açılan bir davadır bu davayı Mülkiyet hakkı ihlal edilen herkes Açabilir.
- Türk Medeni Kanunu'nun 1024 maddesi bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tescili Yolsuz tescil kabul etmiştir.
- Talep
- İptal ve tescil davasının birlikte Açılması lazım ya da terekeye iade istiyorsanız temsilci tayini yapılır
- davacının dava dilekçesinde sadece tapu kaydının iptal talep etmesi halinde tescil talep etmemesi halinde mahkeme İstem gibi karar vermek zorundadır Yani özetle iptal ve tescil birlikte açılmalıdır sadece iptal açılırsa mahkeme sadece iptale karar verir tescil adı açılırsa tescil davası iptal davasını barındırdığından tescil ve iptal karar verilir Ayrıca bu e iptal davası Açması için Eee süre verilmesine gerek bulunmamaktadır
- Ölünceye Kadar Bakma Akdi
- Muris muazz hası Konuşmamızın başında belirttiğim gibi bizim ülkemizde genel olarak ölünceye kadar bakma Akti ve satışlar yoluyla yargılamaya konu olmaktadır
- Aslında ölünceye kadar bakma Akti Türk meden kanunun 611 maddesinde tanımlanmış ivazlı bir akittir.
- Borçlar kanununun Önel verilmeksizin Fesih başlıklı 617 maddesinde sözleşmeden Doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle e bakma aktinin yerine getirmediği sebebiyle bakma akdinden vazgeçebilir
- Kadastro Tespiti
- kadastro tespiti davalarında Yargıtay çok açık bir biçimde burada bunun muvaza konu olmayacağını açık biçimde ifade ediyor Bunun tenkis davasına konu olabileceğini mirastan mal kaçırma muaza nedeniyle değil de tenkis davasına konu olabileceğini söylüyor bu ülkemizde oldukça sık rastlanan türlerdir
- Ehliyetsizlik
- ehliyetsizliği dair davalarda yapılacak ilk iş işlem tarihinde gerek ölünceye kadar bakma akdinin yapıldığı gerekse satış işleminin yapıldığı tarihte murisin Akli melekelerinin yerinde olup olmadığının sağlıklı bir biçimde araştırılması gerekmektedir
- İyi Niyetin Korunması
- Medeni kanunumuza göre Tapu kütüğündeki Tapu siciline İtimat ederek güvenerek oradan hak iktisap eden kişinin ihtisabı korunur e i niyet gayrimenkullerde genel prensip budur Medeni kanuna göre tapu siciline güvenerek bir Hakkı iktisap eden kişinin iyi niyeti korunur
- hem Muaz alı kişiye burada dava Eğer iyi niyetten yoksunsa hem muvazaalı kişi muvazaayı yapan kişi hem de iyi niyeti suistimal eden kişiye karşı birlikte Açılabilir
- İcra İflas Kanunu 277 Maddesi (Tasarrufun İptali Davaları)
- En önemli bir fark buradan başlıyor muaza davasında yapılan işlemin muaza nedeniyle hükümsüz olduğunun tespiti için açılır muazz davası yani burada muazz yapılan işlem hiç yapılmamış şeklinde sayılır işlemin geçersizliği tekrar Eee mirasçılara geri döner geri döner Evet
- muaza davası zaman aşımına bağlı olmaksızın her zaman öne sürülebilir ama tasarrufun iptali davaları icra iflas kanunu göre 5 yıl içerisinde açılması gerekir icra iflas kanunu 284e göre bu davaların Eee cebri icra Uy sınırlı bir alana tabidir
- Tenkis Davası
- tenkis davası Türk Medeni kanunun 506 maddesinde saklı pay sahibi olanların saklı pay ihlal edilmesi nedeniyle murisin terekesi alacaklarını alamam aları halinde açılan bir davadır
- Tenkis davası tenkise oranla daha kapsamlı bir davadır Çünkü muazz davası hem yolsuzluğun tespitini yani mal kaçırma kastının tespitini hem de bu nedenle tapu iptalini ve tescilini içeren daha kapsamlı bir davadır
- muazz davaası tenkis davasına dönüştürülebilir Sonuç:
Muris muvazaası davaları, karmaşık ve detaylı bir hukuk alanıdır. Bu davaların başarılı bir şekilde yürütülmesi, muvazaanın unsurlarının doğru bir şekilde tespit edilmesine, delillerin titizlikle toplanmasına ve Yargıtay içtihatlarının dikkate alınmasına bağlıdır. Hukukçuların, bu dava tipine ilişkin bilgi ve tecrübelerini sürekli olarak güncel tutmaları, müvekkillerinin haklarını en iyi şekilde koruyabilmeleri için elzemdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder